BOZCAADA'DA YEME – İÇME

Rengigül: Otelinde kahvaltıda olsa, mutlaka adada bulunduğun bir sabah kahvaltı için Özcan Hanım’ın butik otel ve kahvaltı evi olarak işlettiği Rengigül’e uğramalısın. Önceden telefon ile rezervasyon yapman gerekiyor ki sabah geldiğinde masan tam takım hazır olmuş olsun. Özcan Hanım’ın adadan topladığı meyve, sebze ve otlardan kendi yaptığı reçel masası akıl yitirmelik!

Rengigül'e gittiğinde seni hazır bekleyen kahvaltı! Kim istemez ki!

ve meşhur Rengigül reçelleri!

Patiska: Aslında kendisi bir bağ evi ve konaklama imkanı sağlıyor. Ama ünü ta İstanbullar’a uzanan doğal ürünlerden oluşan Patiska Bozcaada kahvaltısı neden yapılmasındı?

Çınaraltı Çay Bahçesi: Hemen iskeleye varmadan meydanın ortasında kocaman bir gölgelik sunar o canım çınar! Altına da tahta sandalyeler atılmış, ayakları terlikli, saçları tuzlu bir çok insan damla sakızlı Türk kahvesini, çayını yudumluyor. İstemedi mi canın şimdi orada olmak? :)

Coffee Shelter: Böylesi bohem bir adanın 3. Dalga kahvecisi eksik mi kalsaydı? Kalmamış zira :) tahta okul sıraları ile dekor edilmiş Coffee Shelter’in içi. Oraya oturup bir buzlu kahvesinden yudumlamak lazım diyorsan Coffee Shelter!

Coffee Shelter Bozcaada

Çiçek Pastahanesi: 1981 yılında sahipleri adaya gelip gezerken hayran olmuş ve bir daha da gitmemiş. O günden beri nefis damla sakızlı bademli kurabiyeler, damla sakızlı muhallebiler, paskalya çörekleri, unsuz damak çatlatan kurabiyeleri, lavanta dondurmaları ve daha bir çoğunu yapıyorlar. Adanın merkezinde 3 farklı yerleri var. Sıcacık çıkan ekmekleri, kurabiyeleri, paskalya çöreklerini hemen alayım diyorsan Çiçek Fırın (Çınarlı Çarşı Cad.), dondurmamı muhallebimi yiyeyim tatlı pastahanesinde diyorsan da Çiçek Pastahanesi ve Çiçek Dondurma (Çınar Çeşme Sokak)

Taze taze kurabiyeleri, paskalya çöreklerini Çiçek Fırın'dan alabilirsin!

Fırından taze çıkanlar Çiçek Pastahanesi'ne taşınıyor bu tatlı araçla (:

Benim favorim damak çatlatan ile damla sakızlı bademli kurabiyeleri! Senin ne olacak acaba? 

ve tabi ki lavantalı dondurması!

Veli Dede: Ada mahsullerinden organik ürünler yapıp satan pastahanede en favorim minik kahve yanı götürmelik badem kurabiyeleri! Gökçeada’dan da favorim olan domates reçelini de öneririm.

yolluk (:

Bo’boz: Deniz kenarı atıştırmalıklarını sağlayacak, öğle kıyıntılarını kesecek tatlı sandviççi! İster vegan ol, ister otobur. Her nasıl istersen öyle yaptırabilirsin sandviçlerini! En tatlı uygulamaları da whatsapp üzerinden sipariş verebilmen ve Polente’de gün batımında aç kalma diye hazırladıkları gün batımı paketleri!

Şükrü Usta Ev Yemekleri: Canın anne yemekleri mi çekti, bir çorba içeyim yeter diyorsan Çınaraltı’nın hemen yanında kendileri.

Hasan Tefik Zeytinyağlı Lokantası: Üzülerek söylüyorum; adada çoğu yemek mekanları biraz bütçe zorlayıcı. Ama yine hala güzel ve güvenilir yiyebileceğin yerler var. Hasan Tefik’in zeytinyağlı sarmaları, asma yaprağında keçi peyniri mesela...

Vahit’in Yeri: Ayazma plajı çok kalabalık gelse de, sırf Vahit’in mezeleri ve en sevdiğim patlıcanlı peynirli kızartmasını yiyebilmek için uğruyorum! Ayazma plajındasın ve güneş en zirvede artık seni yakmışsa, bitmeyen meze çeşitlerinin arasından kendin için en serinleticileri seçip, soğuk biranı yudumlarsın.

Evde deneyip bir türlü tutturamadığım, Vahit'in spesiyali peynirli patlıcan kızartması! 

Ayazma'da güneşten bunaldığında harika bir mola - Vahit'in Yeri-

Simyon Meyhane: Yoğurtlu mezeleri ve bir duble rakınla, belki aşırı gürültüde çok kafa dinlemelik değil ama insanlarla tanışmalık bir meyhane.

Asmalı Meyhane: Izgara ahtapotunu ve sabahtan da akşam rezervasyonunu yapmanı öneririm.

Asmalı Meyhane'nin muazzam mezeleri ve tektekçi rakı bardakları :)

1948 Winehouse Talay Şarap Evi: Hep rakı balık meze yapmak mı olur dersen, adanın şarap markalarından Talay’ın şarap evinde şarap –peynir yapabilir, hatta bizim gibi böyle kocaman bir paella (deniz mahsüllü pilav) söyleyebilirsin.

BOZCAADA’DAN NELER ALALIM?

Bozcaada Belediyesi pek güzel bir uygulama başlatmış ki, ada dışından bir ürünün getirilip satılmasını yasaklamış (tabi ki minik bakkal ve marketler var). Bir de naylon poşet kullanımını da yasakladığı için demeyin keyfimize.

İskele meydanına kurulan ve kadınların topladığı kekikler mi, ada zeytinlerinden yapılan zeytinyağları mı, reçeller mi dersin ne ararsan bu stantlardan alabilirsin gönül rahatlığı ile.

Yaz boyunca hasadı devam eden üzümler, adanın en temel geçim kaynağı aslında. Eylül’e kadar mis gibi iri ada üzümlerinden kasa kasa götürmeni öneririm. Hatta Eylül’de de meşhur Bozcaada Bağ Bozumu Festivali’ne gelip, şaraplık üzümlerin toplanıp nasıl işlendiğini görebilirsin.

Aldığımız kasa üzümler İstanbul'a varana kadar bitmiş oluyor bazen :) Öyle güzeller!

Hazır üzüm demişken, ada şaraplarından da yüklemeden gitmek olmaz. Çok fazla marka arasından seçim yapmakta zorlanabilirsin. En iyisi yerlerinde tadarak karar vermen. Ama konakladığım yerdekilerin önerdiği biraz yüksek fiyatlı ama yüksek kalibre şarabı Çamlıbağ – Ayapetro hafif pembemsi şarap idi.

Ataol Şarapçılık

Yunatçılar Şarap

Afiyet olsun! :) 

#rotapintacanakkale