Bu yazı otoban övmek üzerinedir. Evet burada yol övülecektir, çünkü burada bahsedeceğim yol bildiğimiz, alışkın olduğumuz yollardan değildir! Benzerini Şarköy-Uçmakdere hattında veya Çökertme’den Akyaka’ya giderken görmüş olabilirsiniz evet, ama buradaki farkımız bol okyanus, bol dalga 😊

Reno sonrası rotamız Seattle idi. Ama takdir edersiniz ki 11-12 saatlik bu yolu tek kalemde gitmek bünyemize ve vaktimize zarardı. O sebeple Oregon eyaletinde yer alan Eugene dinlenme ve bir gece konaklama noktamızdı. Güzel bir uyku çekip Eugene’den batıya tam Pasifik okyanusunu soluna alarak seyahat edeceğin 101 Numaralı otobana geçmek için Florence’a geçtik. Ve kaptırdık buradan yukarı doğru, her bir 5 dakikada bir “bu nasıl manzara, bu nasıl bir güzellik” diye dura dura 😊

101 otobanı kuzey-güney hattında Batı yakası Kaliforniya’dan başlar, Oregon’dan geçerek en yukarı Washington eyaletine kadar götürür. Güneyden kuzeye çıkarken (bizim gibi) manzara solundan akar gider! Kuzeyden Kaliforniya tarafına iniyorsan da gözünü sağdan ayıramazsın… 101 otobanına Pasifik Otobanı (pacific highway) veya Kral Yolu ( El Camino Real - The Royal Road) da deniyormuş.

Bizim Eugene’den çıkarak Seattle’a dolana dolana, manzaranın keyfini çıkara çıkara gittiğimiz rotayı aşağıda işaretledim, hem unutmamak, hem de belki olur ya siz de günün birinde oralardan geçecek olursunuz akıllarda dursun diye 😊

Konakladığım durduğum yerleri bir sonraki yazıda daha detaylı anlatacağım. Ama bu 8-9 saatlik seyir halini sizler de doya doya yaşamak istersiniz diye; mutlaka Rockaway Beach ve Cannon Beach duraklarında durup gelgiti, rüzgarı bol Pasifik sahillerini görmenizi şiddetle öneririm. Hani o The Beach Boys tarzı Kaliforniya’lı sörf yapan cool insanlar buralarda oluyor 😊

Daha önce buradaki yazımda Oregon’da sales tax olmadığını bu yüzden fiyatların vergi ödemediğimiz için diğer eyaletlere göre daha uygun olduğunu söylemiştim. Hele bir de outlet merkezleri yakalarsan çok iyi indirimler bulabilirsin. Bunun için bizim güzergahta Lincoln City şehri vardı. Oraya gidip gayet büyükçe bir outlette, ürünleri Türkiye fiyatları ile karşılaştırıp şaşkınlıklar içine girdiğimiz dakikalar oldu!

 

Böylesi güzel manzarası olan bu otobanın (otoban dersem de öyle 4 gidiş-4 geliş yol düşünmeyin) manzara seyir noktaları da bolca var tabi! Özellikle de bu noktalarda yol çok daralıyor ve virajları artıyor. Gidiş, geliş ve etrafı seyretmek için duruşlarda çok dikkatli olmanızı öneririm.

101 otobanında dağları tırmanırken karşına çıkan sonsuz güzellik! Manzara izleme noktalarını kaçırmamak gerek!

Rockaway Beach ve Cannon Beach sahil kasabalarında dondurma-kahve-deniz ürünleri ile kendimizi şımartıp, Astoria’da, Kolombiya nehri üstüne kurulu upuzun köprü üstünde Oregon’a veda edip Washington eyaleti sınırlarına geçtik. Ama 101 bitmemişti. Daha çok çam ağaçları, soğuk kokan hava, alabildiğine yeşil dağlar ve gri hava ile bambaşka bir 101 idi bu sefer. Washington’ın o gri havası bile bu güzelliği gölgeleyemiyordu.

Kocaman bir istiridye heykelinin olduğu kasabaya girdiğimizde, tabi ki de hemen yanına gidip ne olduğuna bakacaktık. South Bend kasabasındaydık. Ve o istiridye heykeli aslında bir heykel değil gerçekten devasa bir istiridye kabuğu idi. Gururla, dünyanın en büyük istiridyesi olarak kasabanın girişinde sergileniyordu 😊 sonradan öğrendim ki bu tatlı balıkçı kasabası zaten istiridyecilik (böyle bir meslek var mı?)  ile geçimini sağlıyormuş. Aynı zamanda bu bölge Chinookan yerli kabilesinin de yaşadığı bölge imiş. Chinookanlar kendilerine Gök gürültüsü kuşlarının (thunderbirds) insanları derlermiş!

Dünaynın en büyük istiridyesi South Bend'de imiş :)

Chinook Kabilesinin topraklarındayız!

Yollarımız hep böyle yeşil, hep böyle açık, hep sağlık içinde olsun!