Aslında çingeneler zamanı ile başlamış olsa da başlık, burada asıl önermek istediğim filmin yönetmeni Emir Kusturica!

Saraybosna’da Müslüman bir ailede doğmuş, ama Yugoslavya zamanında politik duruşu sebebiyle istenmeyen adam olarak ilan edilmiş ve şehri terketmek zorunda kalmış, bir daha da dönememiştir!

Filmlerinin absürdlüğü, sürreal gerçekliği ve başarısı bir yana, 2004 yılında Sırbistan’ın Bosna sınırına yakın Drvenograd şehrinde Küstendorf köyünü kurup burada yaşaması da başka bir güzellik. Küstendorf köyü ile ilgili şöyle bir açıklaması var; Ben savaşta memleketim Sarayevo’yu kaybettim. Bu yüzden burada yeni memleketimi kurmak istedim. Köy Küstendorf ismini taşıyor. Burada sinemayı, müziği, resmi ve seramiği öğrenmek isteyenlere dersler verip seminerler düzenleyeceğim. Burası benim yaşayacağım ve misafirlerimi de ağırlayacağım yer olacak. Köyümde ayrıca, çalışacak ve kalıcı olarak yaşayacak olan farklı kültürden insanlar da olacak.” 

Ve yapmış da! Her yıl Küstendorf’da film ve müzik festivali düzenleniyor artık! Dünyayı kurtaracak güzelliklerden biri de sanat işte.

 

Filmlerinin çoğunda özgür ruh çingenelerin hayatlarını konu ediyor Kusturica. En önemlisi ve en bilineni de “Çingeneler Zamanı”. Bol müzikli, bol eğlenceli, bol ağlamalı bir film. Özellikle de Baharı karşılama töreni sahnesinde canım Goran Bregovic’in müziklerinden Ederlezi ile iyice gözler doluyor. Yeraltı, Arizona Rüyası, Ak Kedi Kara Kedi ve en son filmi Aşk ve Savaş (on the milky road) gibi daha birçok filmi var üstelik bir tanesi bile ödülsüz çıkmamış! Tam Belgrad yazıları tamamlanmışken, bir Sırp yönetmeni ve filmlerini anmamak olmaz.

Şimdi Ederlezi bize eşlik ederken, çingeneler zamanından sevdiğim bir repliği de şöylece bırakayım;

“çingeneler özgür oldukları için gezerler. çaresizliklerinden değil."

 

Sevgi ve sanat ile!