DOĞU EKSPRESİ'NDE 26 SAAT

Son dönemde trenlerin yenilenmesi ile popüler olmuş, aslında yaşlı nine ve dedelerin, pala bıyıklı amcaların, askerlerin, düşük bütçeli öğrencilerin kullandığı bir ulaşım yöntemi Doğu Ekspresi treni, bir anda instagram hashtagi haline döndü. Yataklı vagonların kapış kapış gittiği, camlarının 26 saat için polaroid fotoğraflar ve renkli yılbaşı ışıklandırmaları ile süslendiği bir yolculuk oldu.

Benim için Kars özellikle Reha Erdem’in Kosmos filmini izledikten sonra gidip solumak istediğim bir şehirdi. Trenle gitme fikri, ne yalan söyleyeyim çok konforlu gelmiyordu. Ne zaman ki tren işletmeciliği ‘özelleşti’, trenler yeniden forma girdi ve popülerleşti. O eski nostaljik hava yok belki, ama Doğu Ekspresi yine de canım ülkemde yaşanılması gereken bir deneyim.

Kış gelmeden ben önerilerimi, deneyimlerimi, başımdan geçenleri, tanıştığım insanları yazayım da rahatlayayım dedim. Zira Kasım-Aralık gibi yeni furya başlar yine :)

Öncelikle biletlerimizi TCDD E-bilet uygulaması üzerinden buradan alıyoruz. Biletler aylık olarak çıkıyor. 3 tip bilet seçeneği oluyor;

  • Pulman (Koltuk)

  • Yataklı (2kişilik)

  • Örtülü Kuşetli (4 kişilik)

2018 yılı için fiyatları;  Pulman kişi başı 48 TL, kuşetli 4 kişilik odada kişi başı 63,50 TL, Yataklı 2 kişilik kişi başı 97 TL, Yataklı odada tek kişi kalırsan 117 TL.

Bizim neyimiz eksik diyerek renkli ışıklarla pulman kompartımanını 'dekor' eden yolcular :)

Bu da yataklı vagonumuz :)  Işıksız!

Peki nedir bunların farkları?

Efendim dile kolay 1 gün 2 saat kadar bir tren yolculuğundan bahsediyoruz. Malum güneş batıyor, doğuyor ve sonra tekrar batıyor. O yüzden rahatlık, uyku, karın tokluğu, içki yüklemesi bu süre zarfında önem kazanıyor. O yüzden 26 saat koltukta dik bir şekilde oturarak yolculuk etmek çok çekici gelmiyor insanlara. Bu sebeple biletler kitlelerce 1 ay öncesinden doluyor. Genel rağbet yataklı vagonlar için oluyor. Grup halinde isen kuşetli odalar tercih ediliyor.

Yataklı vagonlarda altlı üstlü açılır kapanır 2 yatak, bir mini buzdolabı, bir masa, bir minik el yıkama lavabosu bulunuyor.

Kuşetli vagonda ise altlı üstlü açılır kapanır 4 yatak ve cam kenarında minik bir masacık var.

Yataklı vagonda maksimum 2 kişi kalabiliyorsun. Tek kişi olarak da yataklı vagonu kapatabiliyorsun. Yataklı almak isteyen tek kişiye o oda tahsis ediliyor. Yanına yabancı biri gelmiyor. Ancak ----- Kuşetli vagon için aynı şey geçerli değil. Ola ki 2 ya da 3 arkadaş (kızlı erkekli karma ise) 4 kişilik kuşetli de sayınız kadar bilet aldınız. Yatma vakti geldiğinde tren görevlisi abiler sizi cinsiyetinize göre sınıflandırıp, konumlandırıyor. Yani diyor ki, sen yan odaya, sen diğer odaya. Bu durum için insanlar 2 ya da 3 kişiyse boşta kalan koltukları da satın alıyorlar (tam değil, çocuk bileti almanda fayda var) böylece 4 bilet de senin elinde olduğu için, tren görevlisi arkadaş istemeye istemeye sizi yalnız bırakıyor :)

Yataklı vagonun lavabo köşesi hayat kurtarıyor!

Ve bir diğer hayat kurtaran yataklı vagon uygulaması açılıp kapanan masa :) 

BİLET NASIL BULDUN? BİLET NASIL BULDUN?

Kışın en zorlu sporlarından biri oldu; Doğu Ekspresi trenine bilet bulmak.... Düzeltiyorum; Doğu Ekspresi trenine “YATAKLI VAGON” bileti bulmak. Çünkü bir şekilde tur firmaları bu popülariteden faydalanarak, TCDD’den toplu bilet alımları yapmakta, dolayısıyla da yataklı vagonların biletleri ‘tükendi’ olarak görünmekte.

Uzun bir süre bilet nasıl bulunur diye denemeler yaptım. 1 ay sonrasının bileti, 1 ay önce gece 12’de açıldığı gibi, sabah 7’de de açılabiliyor. O yüzden yılmadan kontrol etmek gerekiyor. Ara ara gün içerisinde sayfaları da yenileyerek şansını denemelisin. Bu süreçte bir yöntem buldum ki biraz riskli ama denenebilir. Şöyle ki her gün ya bir sonraki günün ya da aynı o günün biletleri arasında satılmayan açıkta kalan yataklı ve kuşetli vagon biletleri (tahminimce) tur şirketlerince iade ediliyor. Çünkü ne zaman o şekilde baksam hep yer görüyordum.

Tren Ankara’dan kalktığı için, biletlere ‘Ankara- Kars’ olarak bakmak gerekiyor. Bir diğer yöntem de ‘Kars – Ankara’ hattını denemek. Ama asıl manzara ve ışık yani gün doğumu vs. Ankara – Kars hattında güzel yakalanıyormuş. Sivas dolaylarında gün ağarmaya başladığı için dağlar, bozkırlar ve barajlar o vakit görülüyor.

Biz 3 kişi bir şekilde biletleri yakalayıp (2 tane yataklı aldık) Ankara – Kars güzergahını kullandık. 15 Şubat 2018 Perşembe uçakla Ankara’ya geçip saat 18:00’de hareket eden Doğu Ekspresi trenine yetiştik. Sanırım hala düzelmedi; Ankara garında yenileme çalışmaları olduğu için gar önünden araçlarla Irmak istasyonuna götürülüyorsun. Tüm yolcular otobüsle taşınınca da, tren düdüğünü çalıyor ve hareket Irmak'tan başlıyor. Dönüş için bir 26 saat daha fazla geleceği için de dönüş uçak biletlerimizi Kars – İstanbul olarak ayarladık ve 18 Şubat Pazar günü de döndük.

Yola çıkmadan Ankara Garı'nın nostaljik ve hüzünlü havasını solumak, burada katledilen canları anmak gerek...

ELİ BOŞ MU GİDİLİR TRENE?

Ankara’da fırsatın varsa ki olsa iyi olur, yeni tren garının  hemen arkasında marketler var. Oradan yiyecek, içecek, İÇECEK takviyelerini yapmanı öneririm. Yemekli vagonda verilen yemekler gece bir saatte bitiyor ve gerçekten pek iç açıcı değil. Sabah uyandığında kahvaltını da düşünmen gerekiyor. Öğle yemeği için etçil isen Erzurum’dan cağ kebabı siparişi verebilirsin.

Biz olmazsa olmaz diyerek yanımıza; kahve, kahveye su ısıtmak için 5 tl’lik elektrikli ısıtıcı, french press, tabak çanak, tuvalet kağıdı, her ihtimale karşı çoğaltıcı priz, çöp torbası, film de izleriz diye laptop almıştık. Geri kalan yiyecek ve içecek takviyelerini marketten tamamladık.

Yataklı vagonlarda tertemiz çarşaflar, sıcacık tutan battaniye, terlik, minik el havlusu ve mini barda 2 adet şişe su ve bisküvi var. Seni o kadar saat yolculukta idare etmez ama söyleyeyim :)

Hayatımın en uzun ve en sakin uykularından birini uyudum trende. Şubatın soğuğunda sıcacık odada cam açık tıngır mıngır bir geceydi. Gün doğumunu kaçırmamak için de saatleri 6:30’a kurdum tabi. Cama dayandım ve saatlerce önümden akan bozkırları, dereleri, karlı dağları izledim.

Uykuların en yumuşaklarından biriydi Doğu Ekspresi'nde uyuduğum :)

Hem yumurta, hem su haşladı 5 tl'lik su ısıtıcımız :)

CAĞ KEBAP POINT

Pek benlik olmayan ama yine de buraya aktarmam gereken konu cağ kebabı konusu. Erzurum’a yaklaşırken tren görevlileri odaları gezerek sipariş alıyorlar. Siz onların önerdiği değil, başka ünlü yerlerden söylemek isterseniz de yarım saat önceden arayıp vermenizde fayda var.

Tren 2 uzun durmasını bir Erzincan’da, bir de Erzurum’da yapıyor. Hava almak için güzel fırsatlar tabi bunlar. Tren Erzurum'a geldiğinde bir mehteran grubu treni karşıladı. Ellerinde Türk bayraklarıyla (trende neden o şekilde yolculuk ettiklerini anlamadım) bir anda mehter grubuna karışan yolcular enteresan çelişkili dakikalar yaşattı bize :)

Erzurum durağında en komik gelen de, sarkıt ve buzulların altında cağ kebabı teslim edilmesiydi. Yemek uğruna insanlar kafalarına buz parçaları saplanması ihtimaline pek aldırış etmiyordu. Herhalde bu doğu ekspresi ruhuydu :)

Erzurum’dan sonra yavaşça güneş batışa geçerken vaktin en yavaş geçtiği anlara giriyorsun. Biz de açtık bilgisayarımızı ve en sevdiğim filmlerden olan Zeki Demirkurbuz’un Kader’ini oynattık. Kader’in son sahnesi Kars’ta geçer. Bekir’in otobüsü Kars’ın karlı caddelerine girerken, tren de Sarıkamış’a el sallıyordu. Büyülü bir andı.

Başkalarına olmamış ama bize oldu. Kars tren istasyonuna 20 dk kala Jandarma köpekleriyle birlikte kimlik kontrolü ve çanta kontrolü yaptı (köpeğe koklatarak). Ne olur olmaz böyle bir şeyle karşılaşmak istemeyen olabilir diye buraya bırakayım.

Artık değişen iklim Kars’ı da vurduğundan öyle karlı, kara kış bulamadık indiğimiz zaman. Ama şöyle koca trene bakıp iyi ki de yaptık be dediğimiz harika bir anı oldu hepimizde. İyi ki trenler var, iyi ki demir ağlarla örmüş zamanında!

#rotapintadoguekspresi