Kazdağları ile ilgili ilk yazımda da bahsetmiştim; Milli Park sınırları içerisinde rehbersiz giriş yasak diye. Ama bütün bir dağa erişim yasaklı değil tabi ki. Bu güzel faunadan yararlanabileceğin, yer yer tesisli yer yer tesissiz alanlar var.

Dağlardan gelen soğuk sulara ulaşmak ve biraz da sakin bir trekking yapmak istediğimde, konaklamamızı yaptığımız İdaköy Çiftlik Evi sahipleri Deniz ve İskender Abi lokal bir tavsiye verdiler. Biraz harita bilgin ve sabrın var ise, e bir de benim gibi doğa yürüyüşlerini seviyorsan deneyebilirsin.

Haritada işaretliyebileceğimiz bir yer değil. Zira Deniz haritanın uydu görüntü üzerinden tahminlerle bir yer işaretledi bize. Ama tarifi o kadar netti ki, elimizle bulmuş gibi (!) bulduk gizli dereyi ve göleti.

Bu arada gizli falan diyorum ama, köyün halkı ve tabi ki kulaktan kulağa yayanlar sayesinde öyle bomboş kimsenin olmadığı bir yere ulaşacağını da düşünme tabi :) En azından Hasanboğuldu, Mıhlı vs. gibi kirletilmiş, mangal dumanından etrafı izlemekte zorluk yaşayacağın bir yer olmayacak.

Araba veya şehir içi servislerle Zeytinli beldesinin içinden Mehmetalanı köyüne geliyorsun. Mehmetalanı’na girdikten sonra Hızır Camping tabelalarını takip ediyorsun; AMA... Hızırcamping ve Akaleos kamp alanlarını gösteren dere üzeri köprüyü geçmiyorsun! Arabalı isen, arabayı orada bir yere bırakıyorsun.

Yürümeye başlayacağın yol burası!

Geçmeyeceğin köprü :)

Köprünün başındaki FERONIA cafe’nin önündeki toprak stabilize yoldan yürümeye başlıyorsun. Dere hep sağında kalacak. Normal bir hızla ve minik molalarla tam 1 saatte gölete varacaksın. Tek şart dere hep sağında olacak ve erkenden derenin olduğu yere inmeyeceksin! Varış noktana kadar inmeye çalışacağın her yer çok dik ve yabani olabilir. Yeniden yola tırmanmakta zorluk yaşayabilirsin.

Yolun başında sağda Endes Campingi göreceksin ve durmadan yürümeye devam edeceksin. Müthiş elma, armut ağaçlarının arasından, zeytinliklerden yürüyeceksin. Bazen yol ikiye ayrılacak ama sen hep yürüdüğün ana yoldan gideceksin.

Deniz’in Yandex üzerinden bize işaretlediği yeri kaybetmeden yürüdük. Resmi işe yarar mı bilmiyorum ama iş görür belki diye aşağıya bırakayım.

Bir süre sonra sesler, müzikler duyacaksın. Onlar Hızır camping ve Akaleos kamping olacak derenin diğer kıyısında. Aldanma ve yürümeye devam et :)

Tek şaşırdığımız nokta; yolun sonuna doğru, 3 tane yolun birleşmesiydi. Üst yol, sol üst yol ve düz karşı yol olacak. Düz karşı yola girip yavaştan inerek aynı stabil yoldan devam etmen gerekiyor. Bir süre sonra yol bitiyor! Yolun bittiğine emin ol. Zaten gölete atlayan, yüzen insanların sesini duyacaksın.

Bize o yolda araba ile gidemezsin demişlerdi ama yolun sonunda birkaç araba görünce şaşırmadan edemedim. Meğersem o 3lenen yollardan birinden araba ile gelebiliyormuşsun. OlsunYine de kuş sesleri ile doğa içinde yürümenin tadı başkaydı!

Yolun sonunda sağdan insanların inerek yol haline getirdiği patikadan dikkatli bir şekilde ineceksin ve ta da! Tatlı suda (hem de diğer Kazdağları gibi buz gibi su değil) yüzme keyfi!

Kazdağları ile ilgili bilinenler - bilinmeyenler?

Kocaman alana yayılı bu canım doğaya dair bilmediğimiz çok fazla şey var aslında. Ben de tuttuğum bir kaç notu aktarayım istedim. Bilgi paylaşıldıkça çoğalır çünkü :)

  • Yunan mitolojisinde Truva Savaşı'ndaki Truva Atı ve İstanbul'un fethi sırasında karadan yürütülen gemilerin yapımında kullanılan Kazdağı köknarı suya dayanıklı, sağlam ve işlemesi kolay kerestesi olduğu için çok ünlü imiş. Tahtakuşlar köyündeki Tahtacılar’ın burada olması tesadüf mü sizce?  (Tahtakuşları anlattığım yazıyı buradan okuyabilirsin)

  • Kazdağları’nın 3 tane tepesi var; Baba Tepe, Karataş Tepesi ve Sarıkız Tepesi. Zirve 1774m ile Karataş Tepesi’nin oluyor!

  • Kazdağları Dünya üzerinden en çok endemik bitki barındıran ve oksijen bakımından en zengin 2. Bölge olduğu için, dağda gezinti kılavuz ve rehberler tarafından (Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından atanmış) kontrollü bir şekilde yapılabiliyor.

  • Canım yazar Sabahattin Ali çocukluğunu ve öğrencilik hayatını Edremit’te geçirmiş. Hasanboğuldu hikayesini yazmıştır.

  • Sabahattin Ali demişken; şiirinde “benim meskenim dağlardır” derken, o dağlar aslında Kazdağları imiş.

  • Tuncel Kurtiz vasiyetinde Tahtakuşlar’da gömülmek istediğini söylese de, ailesi Çamlıbel’e gömülmesini uygun bulmuş!

  • Kazdağlarından toplanan kantaron yağı, zeytinyağından sonra ikinci ünlü yağı.

  • Tarihte bilinen ilk güzellik yarışması Kazdağları’nda yapılmış :)

  • Osmanlı döneminde sarayın zeytin ve zeytinyağı ihtiyacı Edremit’ten karşılanırmış.

Kazdağları’nda 1 saatlik yürüyüşümün ve sonunda şahane bir gölete varışımın tüm detaylarını içeren vlog aşağıda! 

İzlemişken Youtube üzerinden Rota Pinta kanalına abone olmayı unutmayın :)

Çamlıbel ve Tahtakuşlar hakkında detaylı yazı ve anılara buradan ulaşabilirsin

#rotapintabalikesir