Gökçeada senin için sadece deniz-kum-güneş demek ise yanılıyorsun! (e boşa anlatmadık o kadar tarihini, köylerini)

 

Rum nüfusunun yaşayıp memleketim dediği Gökçeada’da bir köy var ki, ziyareti ziyadesiyle hak ediyor. Adı gibi Zeytinliköy, zeytin ağaçlarının arasından ulaştığında seni tüm sıcaklığıyla selamlıyor. Ortodokos Hristiyan aleminin lideri Patrik 1.Bartholomeos’un doğduğu köy Zeytinliköy, huzurun, temiz havanın, dibek kahvesinin, sakızlı muhallebinin yuvası adeta. Bu huzuru yakalamak için, Patrik Bartholomeos yaz aylarında İstanbul’dan kaçıp kaçıp doğduğu eve gelirmiş :)

Koruma altındaki bu köye girerken seni kocaman CİCİRYA ismi karşılayacak. Muhtemelen bu da nedir böyle diye bir afallayacaksın. Cicirya bir mekan ismi olarak görülse de (mekan sahibi bu ismi tescillemiş), aslında kendisi keçi peynirli ve taze naneli bir yuvarlak kişe benzer pidedir. Rumların özel günlerinde pişirdiği bir hamur işiymiş. Sırf denemek için uğranılabilir. Benim gibi çok fazla yiyemiyorsan, 1 tane ciciryayı 2 kişi rahatlıkla paylaşabilirsin. Yani cicirya yemek bir ayrıcalıktır neticesinde. “Zeytinliköy’e kadar gelip ve Cicirya yemedi” dedirtmem kendime diyorsan denemelisin :)

Cicirya denen pidemsi, kişimsi besin :)

Cicirya sonrası köyün içine girerek, minik taş sokaklarında dolanma zamanı! Ücretsiz otoparkın hemen yanı başında adanın tek ve tarihi Rum okulu (yeniden eğitime başlanıldı) seni karşılayacak. Hemen girişte solda köyün kültür derneğini ziyaret edip, Rum dostlar edinebilirsin. Terasından yemyeşil ağaçların oluşturduğu nefis manzaraya karşı biraz soluklanabilirsin. (zira buraya gündüz geldiysen sıcaktan bunalabilirsin çünkü köyde sokaklar evler hep taştan)

Bartholomeos'un memleketi Zeytinliköy'deki kültür merkezinde bir tiyatro sahnesi ve kütüphane de yer almakta

Sonra vuralım kendimizi zakkumlarla süslü taş sokaklara. Karnımız aç ise veya konaklamak istiyorsak Yeşil Ev’i öneririm. Lezzetli zeytinyağlıları ve ızgara köftesi yenilesi! Aç değilsek, çıkalım yukarı doğru.

Bir kaç sokak köşesinde Barba Hristo tatlıları işareti göreceksin. Vazgeçme takip et! Çünkü orası 97 yaşında canım Hristo amcanın yeri. Kış aylarında Yunanistan’da yaşayıp, yaz aylarında gelerek, ada keçilerinin sütünden sakızlı muhallebisi yaparak ömrünü uzatıyor. Elleriyle sana servis yapıp, bir de güzel muhabbet eder seninle. Akşam gidip kapalı görsen bile, çal zilini. Evinden inip, sana güzel tatlılarından verecektir. Özellikle bir kadın topluluğu ile gidersen, “maşallah Allah sahiplerine bağıslasın, güzel kizlar” diye bir de iltifatı kaparsın :)

Tatlının üzerine gidecek güzel bir Dibek kahvesi için Madamın Yeri'ne alalım seni. Ne yazık ki Madam öldüğü için, işletmeyi oğlu devralmış.

Köy sokakları fotoğraf çekmeyi sevenler için de çok fazla malzeme barındırıyor. Dükkanlara gidip rahatlıkla köyün yerlileriyle tanışıp sohbet edebilirsin. Bazı dükkan sahipleri çok az Türkçe biliyor ama komşuyuz neticesinde. Ortak dilimiz sevgi ve "Ege" nihayetinde elbette anlaşırız :)

Yunanca'da baba Hristo anlamına gelen Barba Hristo'nun yeri ve nefis sakızlı muhallebisi

Efendim ben sakızlı muhallebi sevmem diyorsan, keçi sütünden yapılma çikolatalı muhallebi verelim istersen :)

Yeniden eğitim hayatına başlayan Rum okulu! Ne mutlu! 

Zakkumlarla süslü taş sokaklarda yürümek çok kolay olmayabilir, buraya gelirken topuklu ayakkabıları atalım :)

Güneş batmak üzere, ben Yıldızkoy'daki güneşi batırma tepesine kaçıyorum! :)

Çok kültürlü ve bol hoşgörülü bir toplum olduğumuzu unutmamamız dileği ile!

#rotapintacanakkale